Yaşadığınız konut depreme dayanıklı mı?

| Emlak Trendleri

Türkiye’de 5 milyon konutun deprem için uygun olmadığı açıklandı. İşte depreme dayanıklı yapıların önemli özellikleri…

Yazıyı paylaş:

Türkiye, deprem kuşağında yer alıyor. Bu nedenle de her zaman risk altında olduğu için gerekli önlemleri almak ayrıca önem taşıyor. Ülkemizde önemli depremler yaşandı ancak çok sayıda konutun depreme hazır olmadığı açıklandı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ülkemizde yaklaşık 5 milyon konutun dönüşmesi gerektiğini bildirdi. Bu konutların öncelik sırasına göre tüm bölgelerde dönüştürüleceği belirtildi. Yapılacak dönüşümde; yeni konutların yerel mimariye, yerel altyapıya uygun, gerçekten yatay yapılaşmış konutlar olması gerektiğinin de altı çizildi. Türkiye, deprem bölgesinde yer alıyor. Peki yaşadığınız ya da satın alacağınız konut depreme dayanıklı mı ve bu konuda nelere dikkat etmeniz gerekiyor?

 

 

Deprem yönetmeliği
Deprem bölgelerindeki yapı düzenlemelerinin, konutun depremin maruz bıraktığı yatay ve dikey kuvvetlere dayanacak veya hasar görmeyecek şekilde tasarlanmasını beklenmektedir.

Sağlam bir temel, doğal afet risklerinden bağımsız olarak bir yapı oluşturmanın en temel özelliği. Bir binanın uzun vadede sağlam kalması noktasında kritiktir ve depremin sebep olduğu güçlü etkilere direnmek için daha güçlü bir temel gereklidir. İnşa sürecine başlamadan önce zeminin özelliklerini yakından gözlemlemek gerekir. Şiddetli depremlere dayanacak biçimde tasarlanan binalar, derin ve sağlam temellere sahiptir ve sağlam bir bina için birçok unsur vardır. Yapı malzemelerinin kalitesi ve doğru kullanımı, mimari tasarımın uygunluğu gibi faktörler uzmanlar tarafından belirlenmelidir.

Dolayısıyla satın alacağınız ya da yaşadığınız konutun deprem yönetmeliğine uygun olması çok önemlidir. Deprem sonrası projelendirilmiş binalar bu konuda olumlu yanıt verebilir. Ancak deprem öncesi yapılan birçok bina risk taşıyor olabilir. Binanın yüksek ya da alçak, büyük ya da küçük olması deprem riski taşıdığını göstermiyor. Önemli olan yeni yönetmeliklere uygun şekilde inşa edilip edilmediği.

 

Zorunlu Deprem Sigortası yaptıranların oranı yüzde 48,5!

 

Su yalıtımı
Yapılar; doğal hava koşulları, toprak tarafından emilen yer altı suları ve banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerde su kullanımı nedeniyle suya maruz kalıyor. Yapıya sızan su, yapıların taşıyıcı donatıları korozyona yani paslanmaya uğratarak kısa sürede yük taşıma kapasitesinin ciddi miktarlarda düşmesine, beton bütünlüğünün bozularak çatlak ve kırılmaların oluşmasına yol açabiliyor.

Bir yapıdaki donatı 10 yıl sonra başlangıçtaki taşıma kapasitesinin, belli koşullarda yaklaşık olarak yüzde 66’sını korozyon nedeniyle kaybediyor ve donatının başlangıçtaki hesap değerlerini karşılayamamasına neden oluyor. Su yalıtımı olmayan binaların taşıyıcı sistem içindeki donatı demir yıllar içinde içten içe çürümeye başlıyor. Bu da olası bir depreme karşı binanın dayanıklılığını önemli oranda azaltıyor.

 

Zorunlu Deprem Sigortası
Ev ve ailelerinin geleceğini güvence altına almak isteyen konut sahipleri, depremden sonrasını da düşünmeliler. Zorunlu Deprem Sigortası depremin yol açtığı zararın karşılanmasını sağlayan bir sigorta ürünüdür ve süresi bir yıldır. Sigorta sözleşmesinin her yıl poliçe süresi sona ermeden yenilenmesi gereklidir. İnşaatı henüz bitmemiş konutlar için sigortalama işlemi yapılmaz. Aynı zamanda 6305 sayılı Afet Sigortaları Kanunu gereğince tapu ve elektrik/ su aboneliği işlemleri için Zorunlu Deprem Sigortası şartı aranır.

Zorunlu Deprem Sigortası kapsamına tüm binalar girmiyor. Teminat kapsamı dışında değerlendirilen bina türleri arasında kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar, köy yerleşim alanlarında yapılan binalar, tamamı ticari veya sınai amaçla kullanılan binalar, tapuya kayıtlı bulunmayan ve özel mülkiyete tâbi olmayan arazi ve arsaların (hazine arazileri vb.) üzerine inşa edilmiş binalar, yetkili kamu kurumları tarafından yıkılmasına karar verilen binalar ile mesken olarak kullanıma uygun olmayan, bakımsız, harap veya metruk binalar bulunuyor.

 

Depremin zararlarından kaçınmak için daha fazla ne yapılabilir?
Yaşadığınız ya da satın alacağınız konutun deprem yönetmeliğine uygunluğunu, sağlamlığını uzmanlar yardımıyla test ettikten sonra kişisel önlemler alabilirsiniz.

Öncelikle olası bir depremde zarar görmemek için eşyalarınızı doğru yerleştirmelisiniz. Örneğin; yatağın üzerinde asılı ağır bir aksesuarınız varsa kaldırabilir ya da sağlamlığını kontrol edebilirsiniz. Kitaplık ve dolapların devrilmesini önlemek için duvara sabitleyebilirsiniz. Televizyon, bilgisayar gibi elektronik eşyaların sağlam bir masada olmasına özen gösterebilir, buzdolabı, çamaşır, bulaşık makinesi gibi eşyalarınızı da zemine sabitleyerek hareket etmelerini önleyebilirsiniz.

Depremle ilgili daha fazla bilinçlenmek için Boğaziçi Üniversitesi, Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Afete Hazırlık Eğitim Birimi; İstanbul’u etkileyecek olası yıkıcı bir depreme hazırlık için gerçekleştirilen çalışmalara katkıda bulunmak ve İstanbul’da olası bir deprem karşısında can ve mal kaybını azaltmak için halkın afet bilincini, yerel hazırlığı ve ilk müdahale organizasyon ve becerilerini artırmak için çeşitli eğitimler sunuyor.

 

1- Temel afet bilinci (ABCD): Bu eğitim programının amacı, kendinizi ve çevrenizdekileri gelecek bir afete hazırlamak için afet bilincini yükseltmek, pek çok küçük adım atarak alınan önlemlerle afet riskinin azaltılabileceği bilgisini yaygınlaştırmak, kendinize ve çevrenizdekilere afetten sonra yardım edebilmek için hazırlıklı olmaktır.

 

2- Yapısal olmayan tehlikelerin azaltılması (YOTA): Bu eğitim programının amacı, yapısal olmayan unsurlardan kaynaklanabilecek tehlikeler ile ilgili bilinci artırmak; risklerin nasıl belirlenebileceği hakkında bilgi vermek; tüm bireyleri, küçük adımlar atarak olası tehlikelerin azaltılması için cesaretlendirmek ve sabitlemenin nasıl yapılabileceği konusundaki bilgilerin toplumda yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktır.

 

3- Depreme karşı yapısal bilinç (DKYB): Bu eğitim programının amacı, her bireyi, binaları depreme dayanıklı hale getiren unsurlar ile ilgili bilinçlendirmek, tasarımcı, inşaatçı ve kullanıcı davranışlarının binaların deprem güvenliğini nasıl etkilediğini göstermek ve tüm bireylere, binaların depreme dayanıklı inşa edilmesinin en iyi savunucuları olmaları için cesaret kazandırmaktır.

 

4- Sivil Savunma Görevlileri-Toplum Afet Gönüllüsü ve Halkın Afete Hazırlık Eğitim Programı (SSG-TAG)

Bu programlar, Milli Egitim Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Türkiye Kızılay Derneği/Amerikan Kızılhaçı, Yerel Yönetimler ve çeşitli STK’lar ile yapılan protokoller çerçevesinde toplumun değişik kesimlerine ulaştırılıyor.

 

Ev satın almadan önce bilmeniz gereken 20 şey!